Marka stratejisi
6 dakika okuma
Yayın: · Güncelleme:
Marka stratejisi, markanızın kime, hangi konuda ve neden sizden söz ettiğini yazıya dökme işidir. Çoğu zaman iki sayfaya sığar. İçinde dört karar bulunur: bugünkü durum, konumlandırma, ana mesaj ve ses ilkeleri. Logo, renk ve yazı tipi bunların ardından gelir; onları marka kimliği nasıl oluşturulur yazısında ayrı anlattık.
Bu yazıdaki örnek kurgusal: şehirde küçük bir bisiklet servisi. Gerçek bir işletmeyle ilgisi yok, yalnızca kararların nasıl yazıya geçtiğini göstermek için.
Strateji olmadan tasarım ve metin, her seferinde yeniden karar vermek demektir. Pazartesi samimi, perşembe resmi konuşan bir marka, cuma günü bambaşka bir vaatle çıkar karşınıza. Strateji bu kararları bir kez verip kâğıda geçirir; sonraki her iş, yani site, gönderi ya da teklif metni, aynı yere bakar.
Bir sırt çantası düşünün. Strateji aslında çantaya ne koyacağınızdan çok neyi dışarıda bırakacağınıza karar vermektir. Her şeyi taşımaya çalışan marka yürüyemez.
Konumlandırmaya geçmeden önce bugünü görün. Dört soruyu yazılı yanıtlayın:
Elinizde sayı yoksa uydurmayın, kenara “veri gerekli” yazın. Boş bırakılmış bir satır, yanlış doldurulmuş bir satırdan iyidir.
Bisiklet servisinin tespiti kabaca şöyle çıkıyor: gelenlerin çoğu işe bisikletle giden insanlar, hepsi lastik, vites ya da fren sorunuyla geliyor, rakip servislerin sitelerinde “profesyonel ekip” cümlesi hep var ve fiyat hiçbirinde yok.
Konumlandırma, markanın zihinde hangi yeri tutacağına verilen karardır. Beş soru yardımcı olur:
Cevaplardan tek cümle çıkar. Basit bir kalıp: “[Kitle] için, [ihtiyaç] konusunda, [ayıran yöntemle] çalışan [marka türü].”
Bisiklet servisi için: “Şehirde işe bisikletle gidenler için, bozulan bisikleti bekletmeden onaran, yaptığı işi fotoğrafla gösteren küçük bir servis.” Kitle, ihtiyaç ve çalışma biçimi cümlenin içinde; her biri sınanabilir. Yarış bisikleti ya da dağ bisikleti servisi olmadığı da bu cümleden anlaşılıyor, yani bırakılan alan görünür.
Cümle sizi iki ayrı yöne çekiyorsa konumlandırma henüz yapılmamıştır. Sitede aynen yayınlamanız da gerekmez; cümle içeride ortak anlayış için var.
Konumlandırma içeridir, mesaj dışarıdır. Okuyan kişi sayfaya kendi sorusuyla gelir ve ilk cümlede o sorunun cevabını görmek ister. Mesajı bu yüzden “biz kimiz” diye değil “sizin derdiniz şu, biz şöyle yaparız” diye kurarız.
Üç katman iş görür:
Farklı kitleler için mesajın dili değişebilir, ana mesaj değişmez. Her kitleye ayrı vaat vermek markayı dağıtır.
Aynı mesaj sıcak ya da resmi, kısa ya da uzun söylenebilir. Karar verilmezse yazan herkes kendi alışkanlığını getirir. Strateji aşamasında ses için yalnızca ilkeleri belirlersiniz: üç dört ilke, kaçınılacak şeyler ve birkaç önce-sonra çifti. Bunların yazılı bir ses rehberine dönüştürülmesi, yani kimlik tarafı, marka kimliği yazısında.
Bisiklet servisi için bir çift: “Müşteri memnuniyeti odaklı çözümlerimizle yanınızdayız” yerine “Bisikletinizi sabah bırakın, akşam hangi parçayı neden değiştirdiğimizi gösterelim.” İkincisi kısa, somut ve söylediği şeyi yaptığını yöntemle gösteriyor.
Rakip sitelerini bir beğeni gezisi gibi değil, bir okuma egzersizi gibi ele alın. Her sitede üç şeyi not edin: ilk cümlede kime seslendiği, neyi vaat ettiği ve neyi kanıt olarak gösterdiği. Bisiklet servisinin rakiplerinde ilk cümle “profesyonel ekip” ve kanıt boş. Boşluk tam burada: yapılan işi gösteren, fiyatı yazan bir servis ayrışabilir. Sizin alanınızda boşluk başka bir yerde olabilir; aramadan bilemezsiniz.
Uzun sunum dosyaları çekmecede kalır. İki üç sayfa daha çok açılır. İçine şunlar yeter: tek cümlelik konumlandırma, ana ve destek mesajlar, ses ilkeleri ve önce-sonra çiftleri, kitle hakkında kısa bir not, bir de anlatmadığınız şeylerin listesi. Üstüne sürüm tarihi yazın ve site, içerik, satış metnini yazan herkesle paylaşın.
Müşteri konuşmaları yeni şeyler getirdikçe belgeyi gözden geçirin. Bir kez yazılıp bırakılan strateji, bir yıl sonra eski bir harita gibidir.
Sürece başlamak için toplantı gerekmez. Son aylarda size gelen on müşteri mesajını yan yana koyun ve hangi sözcüklerin tekrar ettiğine bakın. Müşterinin kendi ağzından çıkan kelimeler, konumlandırma cümlesinin ham maddesidir. Çoğu zaman beklediğinizden farklı kelimeler çıkar.
Markanın kime, neyi, neden ve hangi dille anlatacağına dair yazılı kararlar bütünüdür. Konumlandırmayı, ana mesajı ve ses ilkelerini içerir. Tasarımdan ve içerik üretiminden önce gelir; çünkü sonraki işler aynı kararlara bakarak ilerler. Genellikle iki üç sayfalık bir belgeye sığar ve düzenli olarak gözden geçirilir.
Hayır. Strateji, markanın ne söyleyeceğine dair kararlardır. Kimlik ise bu kararların görünür ve duyulur hâlidir: logo, renk, yazı tipi, kullanım kuralları ve yazılı ses rehberi. Sıra olarak strateji önce gelir. Tersi olursa tasarım kararları dayanaksız kalır ve her yeni işte yeniden tartışılır.
İşletme küçüldükçe belge kısalır ama kime ne söylediğinizi bilme ihtiyacı kalır. Tek kişilik bir işte bile site, fiyat teklifi ve sosyal medya yazısı aynı kararlara dayanırsa daha tutarlı görünür. Belge yarım sayfa da olabilir; önemli olan yazılı ve ulaşılabilir olması.
Gerek yok. Cümle içeride herkesin aynı şeyi anlaması için var. Sitede aynı fikri okuyanın diliyle, daha doğal bir cümleyle anlatırsınız. Basit bir deneme: konumlandırma cümlenizi okuyan bir yabancının çıkardığı fikir, ana sayfadaki ilk iki cümleden çıkan fikirle aynı mı? Sitedeki ilk iki cümleyi birine gösterip markanızı anlatmasını isteyin; anlattığı şey cümlenizle örtüşüyor mu bakın.
Bu işi bir başkasıyla birlikte yapmayı düşünüyorsanız marka danışmanlığı nedir yazısına bakın.
01
Markanızın nerede durduğunu, kime ne söylediğini ve önce neyi yapacağını yazılı bir plana çeviririz.
WhatsApp ile hızlı mesaj
Hazır bir mesaj seçin; WhatsApp’ta açılır.
Mesaj göndermek size kalmış; bu panel sizden ad ya da telefon istemez.